Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’nde halkın seçtiği temsilcilerin süzgecinden geçmeyen ve komisyon aşamasında reddedilen "17 İlçeye Diş Polikliniği" projesi, Ankara’dan gelen bir "dayatma" ile yerel yönetimi baypas etti. Hizmetin kendisi değil, sunuluş biçimi Aydın’da siyasi etik tartışmalarını alevlendirdi.
Meclis Kararı Çiğnendi, Bürokrasi Devreye Girdi
Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’nde CHP’li üyelerin gerekçeli ret oylarıyla komisyonda karara bağlanamayan teklif, demokratik teamüllere aykırı bir yöntemle doğrudan Sağlık Bakanlığı üzerinden yürütüldü. Yerel meclisin iradesini "aşılması gereken bir engel" olarak gören bu anlayış, Aydın halkının oylarıyla seçilmiş meclis üyelerini yok sayarak süreci tamamladı.
Haberimize konu olan gelişmeyi, AK Parti Buharkent İlçe Başkanı Ali Balıkçı sosyal medya hesabından şu sözlerle duyurdu:
"Aydın’ın 17 ilçesinde kurulması planlanan diş poliklinikleri teklifi, CHP’li üyelerin ret oyları nedeniyle komisyon aşamasında karara bağlanamamıştı. Ancak süreç burada durmamış; ilgili mevzuat çerçevesinde gerekli başvurular doğrudan Sağlık Bakanlığı nezdinde tamamlanmıştır. Polikliniklerin açılması için gereken izinler alınmış, bürokratik engel aşılmıştır. Ruhsat işlemlerinin tamamlanmasının ardından diş poliklinikleri vatandaşlarımızın hizmetine sunulacaktır. Aydın’ımıza hayırlı olsun."
"Hizmete Değil, Dayatmaya Muhalifiz!"
Konuyla ilgili yükselen eleştirilerde, diş poliklinikleri açılmasının Aydın halkı için olumlu bir gelişme olduğu ancak izlenen yöntemin tehlikeli bir emsal teşkil ettiği vurgulanıyor. Muhalif kanattan yapılan açıklamalarda şu ifadeler öne çıkıyor:
"Aydın’a hizmet gelmesine kimse karşı çıkmaz; ancak halkın seçtiği büyükşehir meclisini baypas ederek, Ankara’dan talimatla iş yapmak demokrasinin ruhuna aykırıdır. Bu bir hizmet yarışı değil, yerel iradeyi 'yukarıdan' bir el ile etkisiz kılma operasyonudur. Hizmet, dayatma ile değil, uzlaşı ve yerel meclis onayıyla gelmelidir."
"Ben Yaptım Oldu" Siyaseti
Muhalif çevreler, bu yöntemin tehlikeli bir emsal teşkil ettiğine dikkat çekiyor. Meclis uzlaşısını ve komisyon kararlarını "aşılması gereken bir engel" olarak gören bu anlayış, yerel yönetimlerin özerkliğini zedelemektedir. Yapılan eleştirilerde şu noktalar öne çıkıyor:
Meclis Onayı Şarttır: Şehrin dokusuna ve bütçesine dair kararlar, o şehrin meclisinde tartışılmalı ve karara bağlanmalıdır.
Merkeziyetçi Baskı: Ankara’dan alınan izinlerle yerel meclis kararlarının hükümsüz kılınması, "Aydın’ı Aydınlılar değil, Ankara’daki bürokratlar yönetiyor" algısını güçlendirmektedir.
Siyasi Şov Kaygısı: Hizmetin demokratik kanallardan değil de dayatmayla gelmesi, projenin halk sağlığından ziyade bir siyasi gövde gösterisi olduğunu düşündürmektedir.
Sonuç: Kazanan Sağlık, Kaybeden Demokrasi
Polikliniklerin açılmasıyla Aydın halkı diş sağlığı hizmetine kavuşacak olsa da, bu sürecin işleyiş biçimi demokrasi tarihimize "yerel iradenin baypas edilmesi" olarak geçecektir. Bir hizmetin halka ulaştırılması için seçilmiş meclisi yok saymak, demokrasiye vurulan en büyük prangalardan biridir.


